Embed

ÇANAKKALE GEZİ NOTLARIM-7

30- ERTUĞRUL TABYASI

ÇANAKKALE GEZİ NOTLARIM-7-2

Seddülbahir kalesini ve ilk şehitler anıtını da gördükten sonra Yahya Çavuş anıtına doğru yol alıyoruz. Ertuğrul Tabyasının bulunduğu tepeye çıkıp Ege denizine doğru bakınca sağda Helles anıtı, önümüzde Ertuğrul Tabyası, tabyanın az solunda ve tabyaya hemen yakınında 25 Nisan 1915 günü yaşananları gösteren camekân içinde bir maket figürü ve Yahya çavuş ile 63 kişinin anıtını görmekteyiz.

Ertuğrul Tabyası'nın önündeki Ertuğrul tabyası yazan tabelanın yanında iki selvi ağacının arasında beyaz taştan yapılmış olan Er Halil İbrahim’in mezarı bulunmaktadır. Hakkında herhangi bir bilgi bulunmayan mezar Kültür Bakanlığı tarafından 1991 yılında tescil edilmiştir.

Ertuğrul Koyu Tabyası, Çanakkale boğazının Ege denizi yönündeki girişini savunmak için I.dünya savaşı öncesi kurulan dört tabyamızdan biridir. Metal (giriş) gurubu tabyalarımızdan olan Ertuğrul tabyası boğazın Rumeli yakasında ve Seddülbahir kısmındadır. 14800 metre menzile sahip olan 2 toptan oluşan tabya müttefik güçlerin 3 Kasım 1914, 19 Şubat 1915 ve 25 Şubat 1915 tarihlerinde boğazı açmak için yaptığı saldırıların önlenmesinde büyük rol oynamıştır.


Yahya Çavuş Şehitliği’nin karşısında bulunmaktadır. 1895 tarihinde Padişah II. Abdülhamit devrinde Asaf Paşa’nın çalışmaları sonucunda yapılmıştır. Tabyada üç adet bonet (cephanelik) 2 adet Alman Kurupp marka 24 cm çapında çakma top kullanılmıştır. Toplardan bir tanesinin namlusu orijinal yerindedir. Üstünde 1883 tarih damgası vardır.

2005 yılında restore edilen Ertuğrul tabyaları gelecek ziyaretçilerini beklemektedir. Ayrıca bu çalışmalar sırasında şehitliğin yanına 25 Nisan 1915 gününde çıkarma gününde yaşananların figürize edildiği bir maket inşa edilmiştir.

 

31- YAHYA ÇAVUŞ ŞEHİTLİĞİ VE ANITI


Yahya Çavuş anıtıyla Ertuğrul Tabyası arasında denize paralel olarak Türk siperlerini görmek mümkündür.

Yahya Çavuşun 63 kişilik birliği; 3000 düşman askerine karşı bu koyu savunan 26.tabur 3.bölüğüne bağlı 500 kişidir. Bu Taburun 10. Bölüğünden Yahya Çavuş bölük Komutanı şehit olduktan sonra 63 askeriyle komutayı ele alıp koyu tarihe geçecek bir direniş göstermiştir.

Yahya çavuş 25 Nisan günü arkadan dolaşan düşmanın 2000 kişilik çıkarmasını fark edince 63 kişilik birliğine göğüs göğse süngü muharebesi yaptırdı. Ertuğrul koyunun kanla boyanıp cesetle dolduğu bu süngü muharebesinde Yahya Çavuş’un birliğinden sadece 3 kişi kaldı. Yahya Çavuş daha sonra kitre de öldü ve Zığındere de herhangi bir yerde yatmaktadır.

İlk anıt 1962 yılında Çanakkale Şehitleri Anıtlarına yardım derneği tarafından yaptırılmıştır. Bu ilk anıtta 25 Nisan 1915’te savaşın ilk günü 26.Alay,3.Tabur,10.Bölükten şehit olan subay ve erattan 18 kişinin adı vardı. Yahya çavuş şehitliği; 25 Nisan 1915 günü Ertuğrul Koyuna çıkan 3000 Bu kahramanlığın anısına Şehitliğin son hali 10 Ağustos 1992 yılında Kültür Bakanlığı tarafından yaptırılmıştır.  

 

32- İNGİLİZ HELLES ANITI

Seddülbahir köyünün batısında Ertuğrul Tabyasının Yahya Çavuş anıtının ters istikametine duran tarafında bulunan 32 metre uzunluğundaki İngiliz Helles Anıtı; Çanakkale savaşlarında hayatını yitiren İngiliz, Avustralyalı ve Hindistan askerlerinden oluşan 20761 kişinin anısına dikilmiştir. 29. Kraliyet deniz tümeninin karaya çıktığı yerin yakınındaki tepenin üzerine dikilmiştir. Anıtın denize bakan yüzünde boğaz savaşlarına katılan gemilerin, anıtın karşısındaki avlu duvarının üzerine diğer savaş gemilerinin isimleri kazınarak yazılmıştır. Helles, Anzak ve Suvla isimleri anıtın diğer yüzlerine kazınmıştır.


32-33 metre yüksekliğindeki anıt 1924 Yılında yapılmıştır. Anıt, hem Gelibolu Yarımadası Savaşları için hem de bu savaşlarda yaşamını yitirmiş 20.763 kusur kişinin anısına yapılmıştır.

 

33- GÖZETLEME TEPE ŞEHİTLİĞİ VE ANITI


Yahya çavuş anıtını ve Ertuğrul tabyasını da ziyaret ettikten sonra abide yolundan kabatepe’ye doğru, bir diğer ifadeyle Behramlı’dan Saroz körfezi tarafına doğru giderken Alçıtepe’den sonra Çam ağaçları içinde Saros Körfezi’ne hâkim Gözetleme Tepesi denilen yerdedir. Gözetleme Tepe, Gökçeada (İmroz)’nın tam karşısındaki kıyı şeridinde yer almaktadır. Abide’den Karatepe’ye doğru giderken yolun solundadır. İmroz adası müttefiklerin, Mısır’dan gelen askerleri cepheye sürmek için üs olarak kullandıkları adalardan biridir. Düşman gemilerinin harekâtını gözetlemek amacıyla kullanılan bu tepeye sonraları bu isim verilmiştir.


Gözetleme Tepe’de II. Dünya Savaşı yıllarında önlem olarak bir birliğimiz vardı. Bu Gözetleme Tepe’sinde görev başında şehit olan 3 askerimiz var. Anıtın hemen arkasında üç tane şehit mezarı var. Mezarların üzerinde yazılı hiçbir şey yok.


Gözetleme Tepe’sin de 3 şehit mezarının yanı sıra birde 1939 yılında inşa edilen bir anıt bulunmaktadır. Anıtın üzerinde:

“Türküm ne mutlu Türküm diyene

  Ölürüm yan baktırmam Türk eline

  Ben Türk’üm güvenirim süngüme, gücüme

  Daha olmazsa ruhumla şahlanırım üzerine  

  Eskişehir Kor. İs. Tb. 1. Bl.” Yazısı yer almaktadır.


Bu gün pek bilinmeyen ve ziyaret edilemeyen anıt ve şehitliğin, en azından hizasından geçerken, ecdadımıza olan şükranlarımızı bir Fatiha ile sunmayı ihmal etmeyelim.

1939’da Eskişehir Kor. İş. Tb.1.Bl. tarafından yapılan üç katlı, yukarıya doğru katları küçülen beyaz renkte bir anıttır. Bunun yanında sanduka biçiminde isimleri bilinmeyen üç şehidin mezarları yan yanadır. 

 

34- KUMKÖY ÇAMTEKKE ŞEHİTLİĞİ


Çanakkale muharebeleri sırasında Kumköy’de ikmal tesisleri bulunuyordu. Buradaki bir kuyu civarında askerler çamaşırlarını yıkarken uçaktan atılan bomba ile 72 er şehit olmuştur. Kumköy göletinin üzerinden geçtikten sonra sağ tarafa selvi ağaçları ile çevrili şehitlik görülmektedir. Bugün hala kuyu mevcut ise de bombanın açtığı büyük çukur artık kapanmak üzeredir.

1918 yılında 95 metre karelik bir alanda (19 x 5 metre) 72 şehit mezarı yapılmıştır. Kitabesinde eski Türkçe olarak; “Şehitler Mezarı 1331” yazılıdır. Kitabe yerinden sökülmüş durumdadır. Şehitlik yıpranmış ve köy mezarlığı görünümü almıştır.
 

35- KABATEPE TANITMA MERKEZİ

Kabatepe Limanı istikametinden Kilya Koyu Ana Tanıtım Merkezi’ne doğru giderken 8 km kala sol tarafta çamların arasında görülen yer Karatepe Tanıtım Merkezi’dir. 25 Nisan 1915 günü müttefik askerlerinin çıkmak istedikleri ana çıkarma bölgesidir.

Bu üstteki resimde Kabatepe Tanıtım Merkezinin merdivenlerinden geriye doğru bakınca yanından geçmekte olan yol ve girişteki ziyaretçilerin araçları görünmektedir. Sağa doğru devam eden yolun sol tarafında ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamak için hediyelik eşya ve yiyecek türü şeyler satan satıcılar bulunmaktadır. Çanakkale, Eceabat, Kilitbahir, Seddülbahir, Behramlı, Alçıtepe gibi köylerin yanı sıra Yahya Çavuş, Seyit onbaşı, Kabatepe vb gibi daha birkaç yerde bu satıcıların bulunduğu pazaryerleri bulunmaktadır.  


Müttefik ordusunun istediği halde bu bölgeye çıkmamasının sebebi farklı kaynaklarda değişik şekillerde açıklanmıştır. Bunlardan biri; çıkarma anında ilk filikalardan birinde yer alan Deniz Astsubayı Metcalf’in Kabatepe’den açılan Türk ateşini fark etmesi, yön değiştirmesi ve diğer filikalarında ona uymasıdır. Diğeri ise; Avustralyalı Tarihçi Ashley Ekins’in karanlıkta yolunu şaşıran filikaların daha kuzeye yanlışlıkla çıktığından bahsetmesidir. Bazı kaynaklara göre ise müttefik kuvvetleri çıkarmadan önce, çıkartma sahasını işaretlemek için Kabatepe sahiline bir şamandıra bırakmıştır ve Türk askerleri şamandıranın ipini keserek şamandıranın kuzeye sürüklenmesini sağlamıştır. Böylelikle şamandıra kuzeye, Arıburnu yarları önüne sürüklenmiş, müttefik kuvvetleri yanlışlıkla bu bölgeye çıkmıştır.

Müzenin etrafında görülen siperler ise 27. Alay’a bağlı Teğmen Mahmut komutasında ki 5. Bölüğe aittir. Bölge mayıs ayındaki Avustralyalıların başarısız saldırısı dışında herhangi bir sıcak çatışmaya sahne olmamıştır.

Kasım 1983’te yapılan proje yarışmasında birinciliği Mimar Metin Hepgüler ve Mimar İlhan Şahin’in projeleri kazanmıştır. Arıburnu ve Anafartalar savaş alanlarında geçen çarpışmalar, bu merkezde düzenlenen sergileme ve tanıtma programlarıyla ziyaretçilere sunulmak üzere tören alanı ve lojmanlar dâhil, 1983 yılında Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılmıştır.

 

Bu müzenin içindeki parçaların önemli bir kısmı Alçıtepe Köyü halkından Salim Mutlu’nun özel koleksiyonundan alınan objelerden oluşmuştur. Çanakkale Savaşları sırasında savaş alanlarında bulunan çeşitli silah, mermi, giysi vb. malzeme ile Çanakkale Savaşları fotoğrafları şu anda sergilenmektedir. Yani Salim Mutlu’nun oluşturduğu Çanakkale Savaşları’na ait harp hatıralarından oluşmaktadır. Müze saat 08 ile 17 saatleri arasında açık bulunmaktadır.

 

36-ÇANAKKALE DESTANI TANITIM MERKEZİ

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kabatepe mevkiinde tesis edilen tanıtım merkezinde, Dünya’da benzeri olmayan hologram ile filmin aynı anda kullanılması tekniği ile Çanakkale Muharebeleri 11 farklı mekânda anlatılmakta ve muharebe anı ziyaretçilere adeta yeniden yaşatılmaktadır. Yaklaşık 80 milyon TL’ye mal olan Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, 9 Haziran 2012 tarihinden itibaren kapılarını ziyaretçilerine açmıştır. Açılışını bizzat Başbakan Erdoğan ve beraberindekilerin kurdele keserek yaptığı merkezin açılış töreninde Bakan Veysel Eroğlu’nun verdiği bilgilere göre merkezdeki 11 bölümde şu gösterimler yapılıyor.

En ileri teknolojileri kullanarak 8 lisanda tercüme yapılmaktadır. İlk salonda Osmanlı'nın cihan harbine girişi, ikinci salonda Nusret Mayın Gemisi, üçüncü salonda deniz muharebelerini anlatılıyor. Dördüncü salonda Mecidiye tabyasının bombalanmasını ve Seyyit Onbaşının tarihe geçen kahramanlığını, beşinci salonda kara muharebelerini, altıncı salonda da özellikle 263 rakımlı tepede cereyan eden büyük muharebe anlatılıyor. Yedinci salonda siper muharebeleri, sekizinci salonda gökkubeden bir Gelibolu gösteriliyor. Dokuzuncu salonda 'Çanakkale Geçilmez'i anlatıyoruz. Onuncu salonda hatıralar ve onbirinci salonda da 1915 yılından günümüze Türkiye'nin durumu anlatılıyor.

 

37- ANZAK KOYU, ANZAK MEZARLIĞI VE TÖREN ALANI

Kabatepe müzesinden sahil boyuna biraz yol aldıktan sonra yol ikiye ayrılıyor. Sahil boyuna gidersek Anzak koyuna doğru gidiyoruz. Diğer yoldan gidersek Kanlısırt, 57.alay şehitliği ve Conkbayırı istikametinde gidiyoruz. Biz öncelikle sahil yolunu takip ederek Kabatepe’den sonraki yol ayrımından Keltepe, Anzak koyu, Arıburnu Anzak mezarlığı ve tören alanı istikametini geçerek Suvla Sahiline doğru yoldan devam ediyoruz.

 

38-ARIBURNU SAHİL ANITI KİTABESİ

Conkbayırından, Kabatepe sahiline inildiğinde deniz tarafındaki küçük bir tepenin üzerinde mermerden, konkav şeklinde bir kitabe görülmektedir. Bu kitabede ;  “ 27. Piyade Alayının 8.Bölüğünden 1.Takım, 25 Nisan 1915 günü sabaha karşı Arıburnu kıyılarına çıkan Anzak Kolordusunun 1.500 kişilik ilk kademesine ağır kayıplar verdirerek kıyının dik yamaçlarına sığınmak zorunda bırakmıştır. İşte bu anıt o kahraman takımımızın anısına dikilmiştir. Takım Komutanı Asteğmen Muharremdir.”
 

SHELL GREEN MEZARLIĞI

İlk olarak Jonhston Joly ve Lone pine mezarlıklarının ortasında bir yere çıkan bağlantı yoluna gelmeden önce sağ taraftaki Keltepe’nin batı yamacında Shell Gren Mezarlığı karşımıza çıkıyor.

Yabancı kuvvetler çıkartma yaptığı sırada Shell Green Kel tepenin batı yamaçlarında oldukça düz bir alandı. Shell Green’in güneyinde savaş sırasında 2 mezarlık vardı. 1919’da muharebe alanında bulunan 64 mezar ve yakın çevredeki 4 küçük mezarında bu noktada toplanması ile Shell Green oluşturulmuştur. Mezarlıkta 408 Avustralyalı ve 1 İngiliz askeri mezarları vardır. Bunlardan yalnızca 11 Avustralyalı k,imlikleri tespit edilmiştir. 1922 – 23 de Kilye’de gömülen 20 asker ve deniz, 1927 Mart’ında buraya taşınmıştır.


BEACH MEZARLIĞI



Sahil yolu boyunca biraz daha ilerliyoruz. Küçük Arıburnu’nun (Hell Spit) üzerinde bulunan Beach Mezarlığı bizi karşılıyor. Mezarlık aynı zamanda Anzak Koyu'nun başlangıcı olan noktada yer alır. Muharebeler esnasında yapılan 1919 yılında düzenlenen mezarlıkta 285 Avustralyalı,50 İngiliz 21 Yeni Zelandalı 3 Seyhanlı asker yatmaktadır. Mezarı burada bulunan ünlüler arasında, savaş sırasında ve özellikle öldükten sonra efsane haline gelen John Simson Kirkpatrick de vardır. "Eşekli Adam" olarak bilinen ve muharebelerin başından itibaren tehlikeyi hiçe sayarak eşeğiyle geriye yaralı taşımış ve yine yaralı taşırken vurulmuştur. Kirkpatrick, bugün Avustralyalıların milli kahramanları arasındadır. Avustralya ve Y. Zelanda ordu birlikleri 25 Nisan 1915 şafağında bu noktaya çıkmışlardır. Bölgede ölenler adına dikilmiştir.

 

SHRAPNEL VALLEY CEMETERY


Şarapnel Vadisi Mezarlığı olarak da bilinen mezarlık Küçükarı Burnundan güneye doğru arazi yolundan hafif sırta doğru gidilirse bu mezarlığa ulaşılır. Müttefik kuvvetlerinin çıkarmasını ilk 15 dakikasından başlayarak Türk kuvvetleri, sahili ve hain tepe etrafındaki vadileri top ateşine tutmuşlardır. Cesaret tepeden sahile kadar uzanan bütün vadiye Şarapnel vadisi adının verilmesinin nedeni budur. Mezarlığın büyük bir bölümü savaş sırasında oluşmuş ise de 1919’dan sonra da eklenmiş tekli mezarlar bulunur. 527 Avustralyalı,56 Y. Zelandalı, 28 İngiliz, 72. birliği saptanmamış askerlere aittir. 21 Avustralyalı ve 2 İngiliz askerinin anısına iki özel anıt dikilmiştir. Kayıtlara göre buradan sağ bilinen ve 85’iisimsiz mezar yer almaktadır.

 

ANZAK KOYU

Kabatepe Müzesinden sonra sahil boyunca Arıburnu tarafına doğru ilerleyerek Anzak Koyu'na ulaştık. Burası 25 Nisan sabahı saat 04.30'dan itibaren Anzak kuvvetlerinin çıkarma yaptığı yerdir.

 

Birinci Dünya Savaşı’nda, İngilizlere destek vermek amacıyla oluşturulan birliklere ANZAK (Anzac) adı verilmiştir. Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu anlamına gelen (Avustralia and New Zeland Army Corps) kelimelerinin baş harflerinden meydana gelmiş bir kısaltmadır.

 

ANZAK KOYU KİTABESİ

Anzak Koyu bitimindeki Kitabe Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında yazdığı ve dönemin İçişleri Bakanı aracılığıyla duyurduğu mesajını yansıtıyor;”Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat, rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

18 Mart 1985 tarihinde Türk, Avustralya ve Yeni Zelanda Hükümetleri birer bildiri yayınlamışlardı. Bu bildirilere göre: Türk hükümeti, Gelibolu'da Anzak çıkarmasının yapıldığı Küçük Arıburnu ile Büyük Arıburnu arasındaki koya Anzak Koyu (Anzac Cove) adı verdi ve buradaki anıt kitabelere Atatürk’ün Anzaklar için 1934'te söylediği sözlerin Türkçe ve İngilizce metinlerinin yer aldığı bir Anıt-Kitabe diktirdi.

Avustralya hükümeti Avustralya Savaşı Anıtı yakınındaki Canberra'da Atatürk Anıt Bahçesi kurdurarak kendisinin Gelibolu’da savaşıp hayatını kaybeden askerler için söylediği sözleri anıta yazdırarak kabartma bir heykelini çizdirdi. Ayrıca Burley Griffin Gölü'nün kuzey kıyılarının bir kesimine “Gelibolu Sahili” adını verdi. Buna ilaveten Batı Avustralya Hükümeti de Avustralyalı ve Yeni Zelandalı grupları taşıyan “King George Sound” gemisinin Anzak Koyuna doğru hareket ettiğinde askerlerin Avustralya'yı son kez gördükleri Albany Limanı girişine “ATATÜRK” adını verdi.

Yeni Zelanda hükümeti ise Wellington Limanı girişindeki kıyı şeridinin, Taraki Koyu”ndaki kumsalın bir bölümünü de içine alacak şekilde Gelibolu'daki kahraman ve fedakâr Anzak ve Türk kuvvetleri ve Atatürk anısına isimlendirerek, buraya uygun bir anıt diktirmiştir. Bu alan Anzak Koyunun tüm coğrafi şartlarına benzemesinin yanı sıra Wellington P. Taburunun 1914 yılında Ortadoğu’ya gitmek üzere ayrılmasından önce eğitim gördüğü yerdir.

 

PLUGGE’S PLATEU MEZARLIĞI


Anzak koyunu geçip Shrapnel Valley mezarlığından Arıburnu hizasına biraz daha yürüdükten sonra Gelibolu yarımadasındaki en küçük müttefik mezarlığı olan “Plugge’s Plateau”ya geliyoruz.

Müttefik birliklerinin buraya topçu birliklerini yerleştirmesinden dolayı Türkler bu noktaya “Haintepe” adını vermiştir. Bölge İngilizce olan “Plugge’s Plateau” adını ise ilk gün bu noktayı ele geçirip yine buraya karargâhını kuran Auckland taburu komutanı Albay Arthur Plugge’dan almaktadır. Müttefiklerin yarımadada ele geçirdiği ilk nokta olan Haintepe’nin müttefikler için önemi, sadece topçu birliklerinin buraya konuşlanmış olması değildir. Aynı zamanda Haintepe üzerinde, bölgedeki Anzak birliklerine su sağlayan bir su deposu bulunuyordu bu da bölgenin önemini arttıran önemli bir etmendir. Ayrıca mezarlığın batısındaki eğimli tepeler savaş sırasında Anzak birliklerinin karargâhlarının kurulu olduğu bölgedir.

Türkçe ismi konuşlanan bataryanın etkisi ile Hain Tepedir. 12 Avustralyalı, 8 Y. Zelandalı, 3 kimliği bilinmeyen ve 1 milliyeti bilinmeyen kişi olmak üzere mezarlıkta 21 asker yatarken bunların 4ünün kimliği belirlenememiştir. Buradaki müttefik askerleri; yarımadada ilk olarak ele geçirdikleri ve ısrarla istedikleri fakat hiçbir zaman elde edemedikleri eşsiz manzarada yatıyorlar.

 

ARIBURNU ANZAK MEZARLIĞI


Plugge’s Platau mezarlığından kuzeye doğru yürüyerek arıburnu’na indiğimizde, tekrar geri dönüp sahil yolundan ayrıldığımız yere gelerek yola devam ettiğimizde Beach mezarlığından sonraki Anzak koyunu geçtikten sonra biraz ileride karşımıza Anzaklara ait Anzak Arıburnu mezarlığı çıkacaktır. Dikdörtgen şeklinde toprak yükseltisiyle yükseltilmiş toprak yükseltisiyle çevrili mezar alanında dikdörtgenin bir tarafında haç işaretli beyaz mermer taşından yapılmış anıt bulunmaktadır. Anıtın önünde kalan mezar alanında ise mezar taşları yerlerini almış olarak Anzak mezarı bulunmaktadır.

Beach Mezarlığından ayrılıp anayolda ileriye doğru devam ediyoruz. Mezarlık, az ileride, Anzak Koyunun kuzey ucunda; solda, deniz kenarında bulunuyor. Arı Burnu Mezarlığı, çıkarmanın ilk günü Kuzey bölgesinden karaya çıkan Anzakların ilk ayak bastığı noktalardan biri üzerinde duruyor.

Mezarlık savaş sırasında Türk gözcülerinin hakim olduğu, bu yüzden başka bir amaç için uygun olmayan bir alana sahiptir. Yaklaşık 10 sıra bulunan mezarlıkta 151 Avustralyalı, 35 Yeni Zelandalı, 27 İngiliz asker ve denizciyle beraber, birliği belirlenemeyen 37 kişi ve malta işçi birliğinden bir kişinin mezarı bulunur. Özel anıtlarda, burada gömüldüğüne inanılan 2 Yeni Zelandalı ve 3 Avustralyalı ismi geçmektedir. Diğer plaketlerde ise 3 Hintli askerin isimleri yer almaktadır. Kayıtlarda 215 savaş mezarına ilişkin isim vardır.

 

ARIBURNU YARLARI

Mehmet Çavuş Anıtı önünden deniz yönüne doğru 200 m. kadar yürüdüğümüzde Arıburnu Yarları tabelasını görürüz. Burası Yüksek Sırt ile Serçe Tepe'nin kesiştiği yerdir. Anzak koyunu geçip biraz yol alınca Arıburnu yarlarına varıyoruz. Arıburnu Yarlarının önünde Anzak Mezarlığı, Anzak tören alanı ve Kabatepe sahilinde de Anzak Arıburnu sahil kitabesi yer almaktadır.

 

ANZAK TÖREN ALANI

Biraz daha ilerlediğimizde Arıburnu Yarlarının önündeki düz alan da Anzakların anma törenleri yaptığı yer olan Tören Alanıdır.


Yol boyunca Arıburnu’na doğru ilerlerken ze (Z) harfi şeklinde ortasından birbirine bağlayan parke taşlarla döşenmiş yol olan ve sahile uzak ve biraz daha yükseltili yapılmış olan duvarında beş bir tarafta, beşte bir tarafta olmak üzere resimli anlatımların yer aldığı kitabeler yer almaktadır. Karşısındaki sahil dibindeki duvarda ise anzac yazısı yer almaktadır.

 

CANTERBURY MEZARLIĞI

Arıburnu yolunun doğusunda bulunan İngiliz mezarlığıdır. Arıburnu yolunun doğusunda Walkers sırtının altında bulunan mezarlık 1919’dan sonra Çevresindeki mezarlıklardan ve diğer tekil mezarların taşınarak topluluklaştırılmasıyla oluşmuştur. Kimliği bilinmeyen 4 Yeni Zelandalı askerin dışında, hakkında bilgi bulunmayan asker gömülüdür.


NO. 2 OUTPOST MEZARLIĞI


Mezarlık, Suvla yolunun doğusunda, Şapka Tepenin eteğindedir. Anzak – Suvla yolunun doğusunda yer alır. Mezarlık sahil yoluna 50 metre gibi uzaklıktadır ve muharebeler sırasında Mahmuzsırt’ı eteğine inşa edilmiştir. No 2 Outpost Mezarlığı olarak ifade edilmektedir. İşgal sırasında yapılan mezarlığa sonradan 4 ayrı mezarlık daha eklenmiştir. Mezarlık 62 birliği bilinmeyen 7 Avustralyalı, 3 İngiltereli, 32 Yeni Zelandalı askerin mezarı bulunur. 66 askerin isimleri bilinmemektedir. Ayrıca burada olduğu söylenen toplam 48 asker mevcuttur. İlk çıkarma günü öldürülen Avusturalya’lı askerlerin bir kısmıyla, 30 Mayıs ve ağustos ayı muharebelerinde öldürülen kimi Yeni Zelandalı ve İngiliz askerler de burada buluşmuştur. Üçüncü sırada, burada gömüldüğüne inanılan veya bilinen 29 Avustralyalı, 17 İngiliz, 2 Yeni Zelandalı askerin anısına dikilen özel anıt taşları yer alır. Buraya ait kayıtlarda 86 kişinin kaydı vardır.


Mezarlığın bulunduğu bölge, savaş esnasında özellikle seyyar hastanelerin ve ağır yaralı tahliye istasyonlarının bulunduğu bölgeydi. Dolayısıyla burada yatanların önemli kısmını, yaralandıktan sonra ölenler oluşturmaktadır. Yeni Zelanda diş kliniği de bu noktada bulunmaktaydı. Anzak askerlerinin hatırı sayılır bir bölümü, kumanyalarının değişmez parçası olan sert bisküviler yüzünden diş problemi yaşamış, sadece 1. Avustralya Tümeni’nden 600 kişi, temmuz ayı sonuna kadar savaş dışı kalmış ve yarımadadan tahliye edilmişti.

 

NEW ZELALLAND NO.2 OUTPOST MEZARLIĞI

Mezarlık No: 2 Outpost mezarlığının 100 metre kuzeyinde 3 nolu keşif kolunun bulunduğu çatlak tepenin alt tarafındaki ana yol üzerinde yer alır. Canterbury Taburu Nelson bölüğünün kazdığı (Eylül 1915) ince – uzun toplu mezarlık şu andaki mezarlığın temelini oluşturur. Mezarlıkta isimleri bilinen 2 İngiliz askeri ile birlikte 150 askerin mezarları bulunmaktadır. Ayrıca burada gömüldüğü bilinen ve ya varsayılan 13 Yeni Zelandalı, 8 Avustralyalı, 10 İngiliz askeri anısına üç özel anıt taşı yer alır. Kayıtlarda 33 mezar geçmektedir. 150 civarında kimliği tanımlanamayan Yeni Zellanda askeri mezarlıkta yatmaktadır. Tepenin önünde görülen anıt mezar ise bir önceki anlattığımız mezar olan No.2 Outpost Mezarlığıdır.


Üstteki resimde görülen ve yola daha yakın anıt mezar olan NZ No.2 Outpost mezarlığında 183 civarında Yeni Zellandalı asker gömülüdür. Karakol ve bulunduğu mevki Mayıs ayının sonundan, 6 Ağustostaki Sarıbayır muharebelerine dek çok ağır çarpışmalara sahne olmuştur. Savaş sırasında Karakol içerisine ölü müttefik askerlerinin toplandığı bir istasyon (16th Casualty Clearing Station) ve Yeni Zelanda kuvvetlerine ait diş kliniği kurulmuştur. 

 

39-KUZEY SAHİLİ ŞEHİTLİK VE MEZARLIKLARI

Anzak koyunu geçip Plugge’s Plateau, Arıburnu, Canterbury, 2 adet No.2 Outpost ve Embarkation mezarlarını gördükten sonra yola sahil boyunca devam ediyoruz.

 

EMBARKATİON PİER MEZARLIĞI

Anayolda devam edildiğimizde ileride, anayolun sahilden uzaklaşmaya başladığı, kuzey sahili(North Beach)nin başlangıç noktasında bulunan Embarkation Pier Mezarlığı karşımıza çıkacaktır. Bu mezarlık kuzey sahiline giden Suvla sahil yolunun batısında Çatlak Derenin ağzındadır. Yani Arıburnu Muharebe alanının bitip Anafartalar Muharebe alanının başladığı noktada bulunuyor. Türkçe adı ya da diğer bilinen adı ‘Tahliye İskelesi Mezarlığı’dır.


Mezarlıkta kimlikleri tespit edilebilmiş 7 Avustralyalı ve 13 Yeni Zelandalı asker yatıyor.662 kişinin kimlikleri tespit edilememiş, 262 asker de mezarlıkta anılıyor. Anzak koyunun kuzeyinde Anafartalar’a giden yol üzerinde bulunan mezarlık müttefiklerin Kuzey-Okyanus sahili (North-Ocean Beach) adını verdikleri sahilin başlangıcında bulunmaktadır. Mezarlık adını iskele (pier) ve gemiye binme işlemi (embarkation) sözcüklerinden almıştır. Adının bu sözcüklerden oluşmasının sebebi ise mezarlığın bugün bulunduğu yerde savaş sırasında bir iskele kurulmuş olmasındandır.


İskele; 1915 Ağustosunun ilk günlerinde sarı bayır sırtında yaralanan müttefik askerlerini Bozcaada ve Gökçeada’da bulunan hastanelere taşımak amacıyla kurulmuştu. Fakat iskele bu amaçla sadece 2 gün kullanılabilmiş, Türk topçusu başarılı atışları ile iskelenin kullanımına izin vermemiştir. Mezarlık mütarekeden sonra civardaki 5 orijinal, küçük mezarlığın birleştirilmesiyle (Çaylak derede bulunan 2 mezarlık, sarı bayır sırtındaki 1 mezarlık ve Yüksek sırtta izole edilerek korunan 2 mezarlık) oluşturulmuştur.


Mezarlıkta genelde Avustralya piyade ve süvari alaylarına mensup askerler yatmaktadır. Mezarlıkta 93 İngiliz, 64 Yeni Zelanda ve 125 Avustralya askeri yatarken; 662 de kimliği belirsiz asker yatmaktadır. İskelenin kullanımına yalnız 2 gün izin veren ve bunu iskelede taşınan yaralılara zarar veremeyip, saygısızlık etmeden başaran Türk topçusu; bu bakımdan eşsiz bir örnek teşkil etmektedir.

 

LALABABA MEZARLIĞI


Embarkation Pier Mezarlığı’nı geçince yol ayrımından itibaren sahil boyunca giden toprak yolu izlediğimizde, deniz kenarını izleyerek 5 km sonra Küçük Kemikli Burnu üzerindeki Lalababa Mezarlığı’na ulaştırıyor. Bu sözünü ettiğimiz Lalababa mezarlığına Green Hill Mezarlığına varmadan sola ayrılan yolu küçük kemikli burnuna kadar takip ettiğimizde ulaşabiliriz.

Kuzeyde Ege Denizi’ne dönük olan Lalababa Mezarlığı, İngilizlerin küçük Lalababa diye adlandırdıkları bir tepeciğin üzerinde yer almaktadır. 1919 da, dokuz küçük mezarlıkla beraber, IX. İngiliz kolordusu harekâtının güney bölgesinde ölen, İngiliz askerlerine ait mezarların bir araya gelmesiyle oluşturulmuştur. Lale Baba Mezarlığı’nda 216 İngiliz askeri yatmaktadır. Bunların 53’ünün kimlikleri tespit edilememiştir. Mezarlık kalıntılarında 163 kişiye ait bilgiler geçmektedir.

Kapının sağına doğru taş bir sütun üzerinde şunlar yazılmaktadır. Suvla 1915 Ordu Birlikleri 6- 7 Ağustos 1915 gecelerinde bu nokta yakınına çıkmıştır.

 

40-DAMAKÇILIK BAYIRI KİTABESİ

ÇANAKKALE GEZİ NOTLARIM-8

Anzak Koyu ile Anafartalar arasındaki yamaçta mermer üzerine yazılmış bir yazıt bulunmaktadır. Sahil şeridinden yola devam ettiğimizde Anafartalar bölgesinin başlangıcında, içeriye doğru kıvrılan ana yolun 50 m kadar sağ içerisinde Damakçılık Bayırı Kitabesi bulunmaktadır. Kitabe, Çatlakdere’nin sol yamacına, Damakçılık Bayırı’nın kuzeybatısına denk düşüyor. 9- 21 Ağustos 1915 tarihleri arasında kanlı çarpışmalara sahne olan bölgede bulunan bu kitabede; “ Anafartalar Grup K. Alb. Mustafa Kemal 7.Tümeni 9 Ağustos 1915 günü Damakçılık Bayırına taarruz ettirerek Anzak kolordusunun, 9.İngiliz Kolordusu ile işbirliğini ve Kocaçimentepe yönünde belirecek tehlikeyi önledi” ibaresi yazmaktadır.   

Anafartalar Grubu Komutanı Albay Mustafa Kemal'in komutasındaki Türk kuvvetleri 9-12 Ağustos 1915'te yapılan 1.Anafartalar Muharebesi sonunda düşman kuvvetlerini yenerek Mestantepe ve Kireçtepe hattına attı. Kitabe, 1. Anafartalar Zaferi anısına dikilmiştir. Anıtın yerinin ve yönün gösteren yol levhasında Damakçılıkbayırı yerine Damakçılbayırı yazısı yazılmış olduğu göze çarpmaktadır.


Kocaçimentpe’yi hedefleyen Müttefik kuvvetlerinin önündeki önemli bir bağlantı noktası konumunda olan Damakçılık Bayırı ve civarı 9-21 Ağustos tarihleri arasında kanlı çarpışmalara sahne olmuştu. Bu muharebelerde Türkler yaklaşık 2500 kişi, İngilizler 4500 kişi civarında zayiat vermişlerdir. Kitabenin üzerinde, ‘Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal 7. Tümeni 9 Ağustos 1915 günü Damakçılık Bayırı’na taarruz ettirerek Anzak Kolordusu’nun 9. İngiliz Kolordusu ile işbirliğini ve Kocaçimentepe yönünde belirecek tehlikeyi önledi.’ ibaresi yer almaktadır. 6 Ağustos gecesi 14. Alay’a bağlı birliklerce tutulan tepe, aynı zamanda 150Türk askerinin de esir düştüğü noktadır.

 

7(SEVEN) THE FİELD AMBULANCE MEZARLIĞI

Embarkation Mezarlığından sonra az ileride yol ikiye ayrılıyor. Solda kalan yol Küçük kemikli burnuna ve Lala Baba mezarlığına giderken düz devam eden yoldan yaklaşık 200 metre sonra sağ tarafımızda belirecek olan mezarlık 7 The Field Ambulance Mezarlığıdır. Çaylak Dere ve Ağıl Dere’nin  ortasında kalan mezarlık, adını Avustralya 7. Seyyar Hastane Birliği’nin kayıplarının bu mezarlığa gömülmüş olmasından almıştır.

Savaş sırasında 300 müttefik kaybının gömülmesi ile temeli atılan mezarlık mütarekeden hemen sonra genişletilmiş, civardaki diğer birliklere ait cesetlerin bir miktarı da buraya defnedilmiştir. Mezarlıkta Britanya Krallığı’ndan 288 ve Yeni Zelanda’dan 20 asker  yatarken,  mezarlığa adını veren Avustralya 7. Seyyar Hastane Birliği’ne ait 68 Avustralyalı asker ve müttefik kuvvetlerine ait 262 kimliği belirsiz asker definli bulunmaktadır. 7. Avustralya Seyyar Hastane Birliğinin Aralık 1915’de Gelibolu yarımadasına tayin edildiği biliniyor. Fakat birlik Gelibolu’ya savaşın son ayında gelmesine rağmen, Gelibolu’ya gelen diğer müttefik birlikleri gibi o da savaşın gidişatına kayıptan başka hiçbir şey verememiştir.

 

HİLL 60 MEZARLIĞI


7 The Field Ambulance mezarlığına ulaştığımız yolu doğu istikametinde takip ederek Hill 60 Mezarlığına ulaşıyoruz. Bomba Tepenin güneybatısında, Tahliye İskelesi yakınındadır. Bom tepeye doğru çıkan anayoldan giderken sağ tarafa ayrılan toprak yola dönüp, yolu biraz takip edersek Hill 60 Mezarlığına ulaşırız. Bomba Tepe zirvesinin tam güneybatısında yer alan mezarlık, İngiliz siperlerinin üzerine inşa edilmiştir. Ağustos 1915 savaşı sonrasında buraya gömülen askerlerin çoğunun kimlikleri bilinmemektedir. Üzerinde 182 Yeni Zelanda askerinin isimleri yer almaktadır. Mezarlıktaki 754 kişiden 712’sinin mezarları bilinmemektedir. Bilinen 17 Yeni Zelanda, 14 Avustralya ve 11 İngiliz askerinin mezarı, mezarlığın daralan kısmında iki ayrı küme oluşturmaktadır. Burada gömüldüğüne inanılan veya bilinen 16 Avustralya, 16 İngiliz ve 2 Yeni Zelandalı askerin anısına dikilen özel anıt taşları, bu iki kümenin arkasında yer almaktadır. Mezarlık, 1919 sonrasında yakın çevreden eklenen 42 mezar ile büyütülmüştür.

Anıtın girişe bakan batı tarafında, şu yazı bulunmaktadır: Burada, Ağustos 1915 ve Eylül 1915’te Hill 60 (Bomba Tepe) muharebelerinde hayatlarını kaybeden ve yerleri bilinmeyen, Yeni Zelanda er ve subaylarının isimleri kayıtlıdır. Burada ölen Avustralyalıların çoğunun isimleri ise Lone Pine Anıtında geçmektedir.

 

GREEN HİLL MESTANTEPE MEZARLIĞI


Bomba tepeye çıkan yoldan sola ayrılan yolu dönüp Lalababa mezarlığına ayrılan toprak yolu biraz geçtikten sonra sağ tarafta bizi Green Hill Mezarlığı karşılıyor. Green Hill (Mestan Tepe) Mezarlığı Suvla Koyu tarafında güzel bir manzaraya ve gölgeli ağaçlara sahiptir. 772 İngiliz, 2 Kanadalı, 1 Hintli ve 2169 kimliği belirsiz olmak üzere 2971 kişinin gömüldüğü mezarlıkta, 2472 isimsiz mezar ve burada gömüldüğüne inanılan veya bilinen 117 İngiliz askeri anısına anıt taşları yer almaktadır.

Ağustos 1915 muharebe alanlarından tekil mezarlar ve savaş sırasında bu bölgede kullanılan mezarlıkların da bir araya toplanmasıyla 1919 yılında oluşturulmuş olan Green Hill Mezarlığı 9595 metrekarelik bir alana yayılmıştır.

 

 

HİLL 10 MEZARLIĞI


Green Hill mezarlığını da görüp bizi bu mezarlığa ulaştıran yolun sonuna kadar varıyoruz. Yolun bittiği yerinden teğet geçen toprak yolun solunda kalan sahil tarafına biraz yürüdüğümüzde bizi Hill 10 mezarlığına ulaşıyoruz. Softa Tepe üzerinde yer alan Hill 10 Mezarlığı, kuzeybatıda Suvla koyuna dönüktür. Buradaki 699 mezarın 547’si İngiliz, 8’i Kanadalı, 2’si de Avustralyalı askerlere aittir. Ayrıca, 8 İngiliz olmak üzere, 150 kimliği belirsiz mezar bulunmaktadır.

 

41- BÜYÜK KEMİKLİ BURNU ANITI

Hill 10 Mezarlığına yürüdüğümüz istikamette küçük kemikli burnuna göre tuz gölünün arkasından sahile doğru aynı toprak yolu takip ettiğimizde büyük kemikli burnuna ulaşıyoruz.

Büyük Kemikli Burnu, Küçük Anafartalar Koyu'na (Gavur Limanı) adıyla anılan balıkçı barınağına varıyorsunuz. Koyda "Delikli Taş" denilen bölge benzerlerine fark yapacak güzellikte. Kayalar üzerindeki küresel taşlardan biri rüzgârın erozyonuna yenilerek yere düşmüş. Buna rağmen bütünsel kütle güzelliğini sergilemeye devam ediyor.


Büyük Kemikli Burnu'ndaki koylar, çıkarma yapmaya müsait olduğu için savaş zamanı savunma amaçlı birçok siper yapılmışlar. Sağlamlığı ile siperler günümüze tarihe meydan okurcasına gelmişler. Tarih kokan bölgede savaş zamanı İngilizler bölgeyi terk ederken savaşta kullandıkları malzemelerini açtıkları çukurlara doldurup sonra da kaçmışlar. Yağmur sonrası sularla sürüklenen topraklarda çadır düğmeleri, çiviler, vidalar, perçinler, kemer tokaları, mermi kovanları, üniforma düğmeleri, çuval parçaları, mantar şapka ve seramik kalıntıları gibi savaş artıklarına rastlanabiliyor.

Gelibolu’dan Kireçtepe’ye giden yolun yakınında Büyük Kemikli Anıtı bulunmaktadır. Bu anıtın kitabesinde: “ 1915 yılının 25 Nisan sabahı Arıbrun’na 6-7 Ağustos gecesinde Anafartalar limanına çıkan düşman kuvvetleri aylar süren muharebelerden sonra Gelibolu yarımadasındaki Türk savunmasının geçilemeyeceğini anlayarak 20 Aralıkta bu cepheleri boşalttı." Yazılıdır.

Arıburnu’nda yaramadıkları Türk savunma ve direnişini kırmak için Anafartalar bölgesine çıkarma yapan müttefik askerleri son bir çırpınışla saldırıya geçer. Çok kanlı muharebeler neticesinde takviye kuvvetler ile de başarılı olamadıkların da Çanakkale’nin geçilmez olduğunu anlayan müttefik orduları, Çanakkale harekâtında başarılı oldukları tek şeyle mükemmel biri geri çekilme ile Gelibolu yarımadasını boşaltırlar. Gelibolu Yarımadası, Çanakkale harekâtının üstünden seneler geçmesine karşılık hala yerli yabancı birçok asılsız olaya ev sahipliği yapmaktadır.

Bunların içinde bilinen en meşhurlardan bir tanesi de kuşkusuz Norfolk Taburu’nun yaşadıkları hakkında söylenenlerdir. İki Anzak gazisinin anlattıklarına dayanılarak söylenen hikâyeye göre: Norfolk Taburu bir bulutun içine girerek kaybolmuş ve bunlardan bir daha haber alınamamıştır. Fakat gerçek olan, bu tabura bağlı askerlerin saldırı sırasında hızla ilerleyerek Türk hatlarının gerisine geçmesi bunun akabinde ise birçoğunun çarpışmalar sırasında ölmesi, sağ kalanların ise esir alınması idi.

 

AZMAK MEZARLIĞI


Gelibolu Yarımadası’ndaki çıkarma kuvvetlerinin mezarlıklarının en kuzeyinde yer alan Azmak Mezarlığı kuzeyindeki Azmak Dere yakınlarında ve Kireçtepe Sırtlarının eteklerinde bulunmaktadır. Anafarta ovasının kuzey kısmında yer alan bu mezarlık, Kireçtepe Jandarma Anıtı’na giden yol üzerindedir. Mütarekeden sonra kurulan bu mezarlıkta Anafarta harekâtının kuzey kısmındaki harp kayıpları yatmaktadır. Kanadalı (Newfoundland) askerinin anısına dikilen anıt taşları bulunmaktadır.

Suvla Koyu ve Tuz gölünün kuzeyinde, Kireçtepe eteklerinde bulunan mezarlık adını, yakınlarında akan ve Tuzla gölüne dökülen Azmak dereden almaktadır.  Mezarlığın bulunduğu bölge ve yakınındaki Hill 10 bölgesi, 9. İngiliz Kolordusu tarafından 6 Ağustosta Suvla’dan yapılan çıkarmanın ardından Anafartalar’da gerçekleşen çarpışmalara sahne olmuştu. Kireçtepe ve doğusundaki tepelerin ele geçirilmesi için gerçekleşen ataklarda ölenlerin çoğu bu mezarlıkta yatıyor. Suları Tuzla gölüne akan, derin bir dere olan Azmak Dere mevkisi, 9 Ağustos 1915 günü akşamı 9. Sherwood Foresters birliği tarafından ele geçirilmişti.

Mezarlıktaki 1074 mezardan 562’si İngiliz, 12’si Kanada olmak üzere 574 kişinin kimliği belirlenmiştir. İsimsiz 684 mezardan 1842 inin İngiliz olduğu belirlenmiş olup, 500’ü hiç bilinmemektedir.


Feyzullah Kırca
Akbaşlar Köyü / Dursunbey

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !